Yurtdışında gönüllü çalışabilmenin yollarını arayan, aramakla kalmayıp bu hayalini gerçekleştiren birçok insan var. Üniversite yıllarımda başlayan bu ilgim sayesinde, gönüllü çalışmak başta Türkiye’de ve daha sonrasında yurtdışında birçok şey öğrenmeme vesile oldu. Benim gibi bu işe gönül vermiş pek çok insan var, onlardan biri de sevgili üniversiteden arkadaşım Ayça 🙂 Röportaj isteğimi kırmadığı için de ayrıca ona buradan teşekkür ederim 🙂

1- Klasik sorulardan biriyle başlayalım. Bana kısaca kendini anlatır mısın?

Tabi. İsmim Ayça, yaklaşık 1.5 senedir İngilizce dil eğitimi üzerine Cambly adında bir start up’da çalışıyorum. Yeditepe Üniversitesi, Çeviribilim mezunuyum, daha önce BlaBlaCar ve Uber gibi farklı start up’larda çalıştım. Freelance olarak çeviri yapıyorum, yazı yazmayı, seyahat etmeyi ve gönüllülük yapmayı seviyorum. California’da bir yıl, Madrid’de beş ay, Budapeşte’de altı ay ve Lund’da beş ay gibi yurt dışı deneyimlerim oldu.

2- Türkiye’de de yaptığın gönüllü işler oldu mu? Olduysa sence yurtdışındaki işlere başvururken bu işleri referans göstermek önemli mi?

Türkiye’de 2017’den beri Istanbul&I adında, pek çok ülkeden farklı bir insanın araya geldiği ve yerinden edilmiş, toplumda zorluk yaşayan kesimleri, mültecileri, LGBTQ’yi kapsayan projeleri olan bir sivil toplum örgütünde gönüllülük yapıyorum. Yaklaşık 1 sene, Türkiye’ye yalnız başına mülteci olarak gelmiş, gayrireşit çocuklarımıza Türkçe ve İngilizce öğrettiğimiz ve onlar için kültürel aktiviteler düzenlediğimiz bir projenin koordinatörlüğünü yaptım. Bu gönüllülük tecrübemi İsveç’e yüksek lisansa başvururken kullandım ve kabul almamda, akademik başarılarıma ek olarak çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bence ister iş başvurusu olsun, ister eğitim, gönüllülük tecrübesi kesinlikle birini diğerlerinden ayıran bir deneyim oluyor. Özellikle yurt dışında buna çok önem veriyorlar.

Budapeşte, 2015

3- İlk hangi gönüllülük programıyla nereye gitmiştin, biraz yaşadığın tecrübe ve hislerden bahsedebilir misin?

İlk yurtdışı tecrübem AFS/YES programı ile lise sondayken California’da bir sene geçirmek ile başladı. Bu program ile gönüllülük ve sivil toplum kuruluşları ile ilgili bilgi sahibi olmaya başladım. Üniversiteden mezun olduktan sonra ise European Volunteering Service (EVS- Türkçe’de AGH olarak geçen) proje ile Budapeşte’ye gittim. Burada Erasmus+ programı ile lise öğrencilerine staj ayarlayan bir sivil toplum kuruluşunda koordinatör olarak çalıştım. Daha önce üniversiteden Erasmus programları ile ilgili bilgim ve deneyimim vardı, bunu bir iş olarak yapmak ise deneyimimi daha da zenginleştirdi. Budapeşte’deyken Avrupa’nın pek çok yerinden arkadaşlarım oldu, onlarla eğitimlere gittim, onları tanırken farklı kültürleri tanıma şansım oldu ve şu an gerçekten Avrupa’da nereye gidersem gideyim bir kapım, görüşeceğim bir arkadaşım var.

Çorbada Tuzun Olsun

4- Bu programa nasıl başvurulabilir, seçilmek için nelere dikkat etmek gerekir?

Avrupa Gönüllülük Hizmetine katılmak için 30 yaşından genç olmak gerekiyor. Proje süreçlerine dikkat etmek önemli, uzun ya da kısa projelere katılabilirsiniz. Çeşitli Facebook grupları ya da websiteleri var, buralardan projeleri takip edebilirsiniz. Bence önemli olan kendinize uygun bir proje seçmeniz, projelere başvururken yolladığınız başvurunun bu projeye özel olduğunu hissettirmeniz. Her proje ilananına tek bir tip başvuru yollamak genelde işe yaramıyor. Başvurduğunuz proje ile kendi karakteriniz, yetenekleriniz, ilgileriniz arasında bir bağlantı kurun. O projede neden yer almak istediğinizi kuruma anlatın, hissettirin. Buna ek olarak, kabul almak için çoook fazla başvuru yapmak gerekebiliyor, hevesiniz kırılmasın, başvurmaya devam edin. Mutlaka size uygun bir proje çıkacaktır. Ve üzücü ama gerçek ki bazı kurumlar, EVS’yi kötüye kullanabiliyor, gönüllüleri Avrupa Birliği’nden para alabilme yolu olarak görebiliyorlar. Bu nedenle gitmeden önce kafanıza takılan her şeyi sorun. Onların sizi seçtiği gibi siz de onları seçiyorsunuz, unutmayın.

5- Gönüllü çalışmanın senin için avantajları neler oldu?

Öncelikle ben içinde yaşadığım toplum ve dünya için bir şeyler yapmanın önemli olduğunu düşünüyorum. Ülkemizde de genel olarak dünyada da çok fazla sorun var, evet, fakat hepimizin bir şekilde ufak da olsa dünyayı değiştirmek, daha iyi bir yer haline getirmek için çalışmamız lazım, yani karanlığa söveceğine kalk da bir mum sen yak hesabı. Gönüllü olarak çalışmanın benim için en güzel yanı yaşadığım manevi tatmin oldu her zaman. Birilerine bir şeyler katabilmek, ufak ya da büyük fark etmez, hayatlarına dokunabilmek. Ders verdiğim öğrencilerin üniversiteye kabul aldığını gördüğümde ya da onlara öğrettiğim şeyleri hayatlarında kullandıklarını gördüğümde dünyanın en mutlu insanı oldum. Buna ek olarak gönüllülük yaptığım projelerde ya da sivil toplum örgütlerinde gerçekten muhteşem, beni değiştiren ve geliştiren insanlarla tanıştım hep. Bunlar işin manevi kısımları. Buna ek olarak daha önce bahsettiğim üzere burslu olarak yüksek lisansa kabul edilmem de gönüllülük tecrübelerimin oldukça önemli olduğunu düşünüyorum. Türkiye’de çoğu iş veren gönüllülük deneyimlerini çok önemsemiyor gibi gözüküyor fakat yurt dışında işe başvururken de oldukça önemli olacaktır.

6- Bu şekilde yurtdışına gitmek ve gönüllü olarak çalışmak isteyen ama cesaret edemeyenleri yüreklendirebilmek için ne söylerdin?

Gidin. Böyle deyince demesi kolay, yapması zor, diyebilirsiniz. Değil. Kafamızda bir şeyi yapmamak için binlerce neden üretiyoruz, zorlukları da var tabi, ayrıca alıştığımız komfor alanından çıkmamak çok daha kolay. Fakat hayatı dolu dolu yaşanmak, dünyayı görmek lazım. Yurtdışında aşina olmadığınız kültürler, insanlar, yemekler, hikayeler var ve bunları tecrübe etmeniz, sizi büyütecek, geliştirecek, bazen zor zamanlar geçirseniz de çok da mutlu edecek. Ben evimden ilk ayrıldığımda daha önce ailesinden hiç ayrılmamış, hiç uçağa binmemiş, 16 yaşında içine kapanık bir çocuktum. İlk yolculuğumu bir sene kalmak üzere Amerika’ya yaptım ve bu deneyim benim hayatımın geri kalanını şekillendirdi. Yurtdışında yapılacak bir gönüllülük deneyimi de bu şekilde, hayatınızı ve sizi şekillendirecek ve değiştirecek. Bir gün ‘keşke gitseydim, bu fırsatı kullansaydım’ dememek için bir adım atın, gerisi gelecektir.

Gönüllü çalışmak ile ilgili bir diğer yazımı buradan okuyabilirsiniz >>> https://dunyaninduraklari.com/yurtdisinda-gonullu-calismak/

Yurtdışında hem tek başına gezen hem de birçok yerde gönüllü olarak çalışan Gonca’nın yazısına da bir göz atın derim. Linki buraya bıraktım >>> http://www.journalofayogini.com/gonullu-calisarak-dunyayi-gezmek.html


Yorum Bırakın