İlk defa Couchsurfing kullanarak Bangkok’ta kalacak yer için insanlara mesaj atıyorum. Artık son dakika yazdığım için mi şanssızlık mı geri dönüş alamıyorum. Bütçemi olabildiğince kısmaya kendimi adadığım için bulabildiğim en ucuz hostellerden birine yerleşiyorum ama eşyalarımın ve kendimin güvende olduğunu hissetmediğim için koşarak kaçıyorum – sabaha karşı bir adamın gözlerini ayırmadan bana baktığını görmemle hostelden ayrılmam aynı dakika içinde oluyor – Ne kadar burnumu bilinmeyen yollara sokmaya meyilli olsam da güvenliğim her şeyden önce geliyor. Sokağın bir köşesine oturuyorum tekrar Couchsurfing’e bakıyorum ve mesaj kutuma “İstersen bende kalabilirsin, 2 saate buluşalım mı?” diye mesaj geliyor. Yine yere çarpmadan havalanmayı başarıyorum 🙂 Rati ile buluşuyoruz, evi şehir merkezine kilometrelerce uzak ama önemli değil, bana Tayland’da nasıl hayatta kalacağımı öğretiyor 🙂 Sonraki birkaç gün hep beraber vakit geçiriyoruz. Neredeyse Bangkok’taki her sokağı, her tapınağı geziyoruz.

Mecazi değil, gerçekten en küçük tapınağa bile giriyoruz. Bu kadar tapınaktan sonra yerler kaymaya başlıyor tabi 😂 Bir de durmadan yiyoruz, her şeyin tadına bakmak istiyorum. Benim için kokular, renkler, tatlar her şey yepyeni. Rati sayesinde kabusum olan Bangkok bir an karnaval alanına dönüşüyor. Daha sonra Tayland’ın Bangkok’tan önceki başkenti Ayutthaya’ya gitmeye karar veriyorum, Rati de benimle gelmeye karar veriyor ve trenle bir saat sonra eski başkente ulaşıyoruz.

Ayutthaya, devasa manastırların bulunduğu yemyeşil bir şehir. Yine Rati sayesinde ilk günden turist polisi kankalarım oluyor 🙂

Tayland’ın tarihini ve kültürünü öğrendiğim keyifli 2 gün geçip gidiyor. Artık Bangkok’a dönmeliyim. Yine Couchsurfing’ten bir kadın beni yurt odasına ağırlayabileceğini söylüyor. Bütçeyi kısmayı kafaya taktığım için Moth’a giderken otostop çekmeye karar veriyorum. Hayatımda hiç otostop çekmedim, başarabilirim. Ne olacak ki en kötü saatlerce beklerim. Ana yola doğru birkaç kilometre yürüdükten sonra baş parmağımı havaya kaldırıyorum. Önce birkaç araba hızla geçip gidiyor, sonra birkaçı baş parmaklarını aynı benimki gibi yapıp gülümseyip uzaklaşıyor 😂 Ve en sonunda koca kasalı bir araba duruyor

(daha sonra bu koca kasalı araçlar Asya’da en sevdiğim ulaşım aracı haline dönüşüyor) beni arabasına alan Tay aile gideceğim yere bırakmakla kalmıyor bir de yemek alıyorlar. Mutluluk, minnet çok çok farklı duyguyu bir arada yaşıyorum.

Moth ile tanıştıktan sonra çok özel bir kadınla karşılaştığımı fark ediyorum. Moth, hayatının nasıl olması istediğini bilen, kocaman hayalleri olan biri. Öyle ki odasının her yerinde hayalini gerçekleştirdiği ile ilgili bir sürü cümle var. Gardırobunda, çalışma masasında, yatağının başucunda, gözünü ilk açtığında görebilsin diye tavanında.

Şimdi büyük hayalleri olan bu küçük kadın Amerika’ya yerleşti, bana uzaktan ilham olmaya devam ediyor 🙂 Bangkok’ta üç gün daha geçirdikten sonra Myanmar uçağıma doğru yola koyuluyorum. Yepyeni bir kültür için heyecanlıyım… Moth ile ilgili yazıya ilham veren kadınlar bölümünden veya buradan ulaşabilirisiniz.

Yorum Bırakın