Kategori

Seyahatler

Kategori

Yola çıktığımdan bu yana yani 7 ayımı tropikal iklimin sıcak kollarında geçirmiştim ama uzun zamandır rüyalarıma Nepal’in heybetli Himalaya dağları giriyor. Aralık ve Ocak Nepal için dondurucu aylar bu yüzden bu ülkeye seyahatimi uzun zamandır ertelemek zorunda kalıyordum. 30 derecelik Kamboçya sıcağından 10 derecelik hatta dağlarının -10’a kadar düştüğü yolculuk bünyemde nasıl bir etki yaratacak en ufak bir fikrim yok. Ama artık zamanı geldi. Kamboçya’dan öncelikle Malezya’ya uçuyorum, havalimanında bir gece geçirdikten sonra sabah Katmandu yolcusuyum. Havalimanlarında uyumayı, vakit geçirmeyi ve insanları izlemeyi seviyorum. Sanki evime dönmüşüm gibi… Uçak inişe geçerken şehir değil ama Katmandu vadisini saran dağlar hemen ilgimi çekiyor. Dünyanın çatısı Himalayalar… Zaten bunun için burada değil miyim 🙂

https://www.youtube.com/watch?v=h4W_oI8ELVE&t=3s Yola çıkalı tam 7 ay oldu. Bu 7 ayın son 4 ayı Nepal rüyalarıma giriyordu, her rüyanın sonunda da internetten içli içli Himalayaların fotoğraflarına bakıyorum. Dünyanın çatısı…

Okumaya Devam Et

Zaman geçtikçe gezme şeklim tamamıyla değişti. Artık başkentleri, metropolleri görmeyi en sona bırakıyorum hatta görülecek, beni etkileyeceğini düşündüğüm herhangi bir detay yoksa hiç uğramamayı tercih ediyorum. Kamboçya‘nın başkenti Phnom Penh için de böyle oldu. Khemer Rouge‘un izleri burada olmasa muhtemelen sadece uçağa binmek için gelecektim. Ne kadar acı verici bir tur olsa da buradaki insanları biraz daha iyi anlamak için Pol Pot dönemiyle ilgili her bir detayı görmek istedim. Bu kadar yakın tarihte böyle dehşet verici bir katliamın olması insanın kanını donduruyor. Kamboçya’yı gezerken ve insanlarla iletişim kurmaya çalışırken acı verici detayı aklımdan bir türlü atamadım. Her birinin acı bir hikayesi olmasına rağmen o zamanları kesinlikle konuşmuyorlar, ben de tüm sorularımın cevaplarını almak için kendimi Phnom Penh’in ölüm tarlalarına saklıyorum.