Kategori

Genel

Kategori

Seren, 13 yıldır reklam sektörünün içinde çalışırken yıllardır hep hayal ettiği seyahate çıkmaya karar veriyor. Çantasını alıp gitmekten ziyade istediği yolculuk için para biriktirmeye başlıyor ve bu süreç 3 yılını alıyor. 2019 Nisan ayında Bangkok’a giden uçağa binmesiyle serüveni başlamış oluyor…

Şimdi yeniden aklıma yollar düştü. Daha fazla tecrübeyle dolup taşmak, durduğum noktadan dünyaya bambaşka gözlerle yeniden bakmanın, oku yaydan çıkarmanın vakti. Tüm bunların sonunda, ya yaşam modelimi hiç değiştirmemeyi ve elimdekilerle yetinmeyi öğreneceğim ya da ayağımı sıkan ayakkabıları bir daha elime almamak üzere çıplak ayak gezeceğim. Kim bilir…

Okumaya Devam Et

Güneydoğu Asya’da yataklı otobüsle ilk tanışmam Laos sayesinde oluyor. Laos, dağlık bir ülke ve dört bir yanı virajlarla kaplı olduğu için bir yerden bir yere gitmek zaman alıyor. 3,5 saatte ulaşırsınız denilen yolu 5 saatte bol zıplamalı gittiydik, oradan biliyorum. Bu yataklı otobüsü keşfettiğimden beri bir süre en sevdiğim ulaşım şekli oluyor. Yüksek dağlar arasında uzanan Nam Ou Nehrinin büyüsünden kendimi koparıp, 13 saat sonra ülkenin en güneyi Pakse’ye ulaşacağımı umut ederek sevdiceğim yataklı otobüste yerimi alıyorum. Yanımda yatan teyzeyle (yataklar iki kişilik ve artık dibinize kim düşerse) ve hemen çaprazımdaki Tayvanlı çocukla okey çevirecek kadar muhabbet koyulaşıyor. Kitap okumalı, muhabbet etmeli en sonunda da ağır sızmış bir şekilde kendimi uykuya bırakıyorum. Sabaha karşı pat pat pat diye otobüsün camına vuruyorlar, öyle derin uyumuşum ki ses çok derinlerden geliyor, yükseliyor, yükseliyor…Hello madam! Tuk tuk madam! Tuk tuk!!! Bir yandan gülüyorum, bir yandan küfür ediyorum, bir yandan eşyalarımı topluyorum. Tuk tuk…