Kategori

Genel

Kategori

Yurtdışında gönüllü çalışabilmenin yollarını arayan, aramakla kalmayıp bu hayalini gerçekleştiren birçok insan var. Üniversite yıllarımda başlayan bu ilgim sayesinde, gönüllü çalışmak başta Türkiye’de ve daha sonrasında yurtdışında birçok şey öğrenmeme vesile oldu. Benim gibi bu işe gönül vermiş pek çok insan var, onlardan biri de sevgili üniversiteden arkadaşım Ayça 🙂 Röportaj isteğimi kırmadığı için de ayrıca ona buradan teşekkür ederim 🙂 1- Klasik sorulardan biriyle başlayalım. Bana kısaca kendini anlatır mısın? Tabi. İsmim Ayça, yaklaşık 1.5 senedir İngilizce dil eğitimi üzerine Cambly adında bir start up’da çalışıyorum. Yeditepe Üniversitesi, Çeviribilim mezunuyum, daha önce BlaBlaCar ve Uber gibi farklı start up’larda çalıştım. Freelance olarak çeviri yapıyorum, yazı yazmayı, seyahat etmeyi ve gönüllülük yapmayı seviyorum. California’da bir yıl, Madrid’de beş ay, Budapeşte’de altı ay ve Lund’da beş ay gibi yurt dışı deneyimlerim oldu. 2- Türkiye’de de yaptığın gönüllü işler oldu mu? Olduysa sence yurtdışındaki işlere başvururken bu işleri referans göstermek önemli mi?…

“Myanmar’a adım attığımdan beri farklı bir boyuta geçmiş gibi hissediyorum. Sanki uçan ejderhaların üzerinde yolculuk ediyor gibiyim…” Yangon’a vardığım ilk gün günlüğüme böyle yazmışım 🙂 Neyse kaseti yine başa saralım. Myanmar vizemi henüz İstanbul’dan ayrılmadan önce internetten başvurarak alıyorum. Dört, beş gün beklerim diyordum bir gün içinde vizem mailime geliyor. O zaman 1 aylık vize ücreti 50 dolardı. Düz zeminde duramayan politik olaylar yüzünden şimdilerde durum ne hiç bilmiyorum. Şimdiki adıyla Myanmar eski adıyla Burma, Bagan’daki tapınaklar dışında turizm açısından adı yeni yeni duyulmayan başlayan Rohingya müslümanları ve Budistler arasında geçen çatışmalarla ismini duyduğum bir ülke. Zaten turistlere sınır kapılarını 2010 yılında açmış. 1962 – 2010 arası kapalı bir kutu. Beyaz adamlarla karşılaşmaları ise çok eskiye dayanıyor tabi. Türkiye’deyken bilgisayarı her açıp ülke hakkında araştırma yaptığımda içim karararak yerimden kalkıyorum. O dakikadan sonra hiçbir şey okumamaya, başkalarının tecrübelerini içselleştirmemeye karar veriyorum. İyi ki de öyle yapıyorum. Tüm bu haberlerden kendimi…