Kategori

Asya

Kategori

1. ve 2. Gün: Bir çılgınlık yapıp Burak’la Tacikistan Pamir yolunu otostopla geçmeye karar verdik. Aslında ilk başta kulağıma o kadar da çılgınca gelmemişti. Ta ki yoldan ortalama 4 saatte bir araba geçtiğini anlayana kadar. Osh’tan Sary Tash’a otostopla gitmek çok kolaydı zaten yolun çoğunu Tırcı bir amcayla yaptık, gülünce gözleri kaybolan amcalardan 😀 Bir ara acıktı tırcılara özel yol kenarı bir lokantada durdu. Çorba istemiştim ama onun yerine et suyuna dana kolu getirdiler. Hala şoktayım. Akşam 3170 metredeki Sary Tash’ta bir ailenin bahçesine çadırımızı kurduk. Ben hayatımda böyle rüzgar görmedim arkadaş ama neyse ki evin tatlı ve çat pat İngilizce bilen kızı akşam çadıra etli çorba vey çay getirdi de içimiz ısındı. Ertesi gün Sary Tash’tan yola koyulduk nefes kesici manzaraya karşı yürüdük, yürüdük. Bir ara köylü kadınlardan biri elimize kurut tutuşturdu (kurutulup top haline getirilmiş yoğurt ve inanılmaz tuzlu). Tacikistan sınırına ulaşmak için kaç km yol yürüdük saymadım.…

İki gün önce Burak’la Şaman ve Sufi olan Bifatima Apa’nın Kırgızistan sınırına yakın Ungurtas köyündeki evini ziyarete gittik. Birçok Kazak, Bifatima Dualetova’nın Kazakistan’daki son Sufi dervişlerinden biri olduğuna…

Okumaya Devam Et

Ne tadı, ne renkleri, ne kokusu ayak bastığım hiçbir yere benzemeyen ülke. Gitmeden önce birçok kişi Hindistan hakkında iyi kötü o kadar çok laf söyledi ki hangi bilgiye tuttunacağımı şaşırdım. Bazıları Hindistan’a aşkını ilan ederken bir diğeri ismini duyduğu an suratını buruşturuyordu. İki uç nokta. Ben ise gitmeden önce Hindistan’ı çok seveceğimi biliyordum ama oradayken tekrar ne zaman geri dönerim diye planlar yapacağım aklımın ucundan geçmezdi. Zorlamadı mı? Hem de nasıl… Bazen yuh ama bu kadar da olmaz diye kafamdan dumanlar çıkarken bir diğer gün çok aşıkım diyerek gezdim sokaklarını. En çok neyini sevdim diye düşündüğümde; kaosun ve dağınıklığın içerisinde bir düzen yaratmalarını, bu kadar kargaşa içerisinde insanlar birbirini boğazlar herhalde diye düşünürken aslında tam tersine birbirlerini sevip kabullendiklerini tecrübe etmeyi, insanların maskesiz olmasını ve tüm duygularını gözlerinden okuyabilmeyi çok ama çok sevdim. Bedenleri, kartvizitleri veya egolarıyla değil de özleriyle iletişim kurabilme yetenekleri aşık olmama yetti.